AZRAİL'E TAKILAN YÜZ GÖRÜMLÜĞÜ


Bir gün öyle bir kan akar ki, kan var, su temizleyemez
Başkalarına tanıdık bir o kadar da yabancı
Gölgeler bile korkar
Kendine gelmek ne zor, kendin olmak ve kendin ölebilmek..
Daha yazılacak ve yakılacak çok şey var.
Hayat hiç üçe kadar saymadı, hep hiçten başladı mesela.
Mesela şehre her girişimle beraber, günaha da giriyorum
Çoğunlukla
Ayrımcılık yapıyorum yol ayrımlarına
Tövbeler alıyorum, ikrar veriyorum senin yerine de
Olan var ol(a)mayan var ama
Renkler kandırmıyor, içinde kırmızı olmazsa.
Şehir de bi'yere kadar, yol da. Ya sen nereye kadarsın?
Gel bir çay ocağına oturalım, maksat safımız belli olsun
Ki benim tütüne ve çaya hayır diyememek gibi lükslerim vardı.
Bilirsin.
Bir de;
Herkes slogan atmayı bitirdiği anda slogana başlayıp
Eşlik edilmeyen birinin halleri.
Muhakkak herkesin seveceği bir şarkı vardır
Herkesin kaderine yazılmış bir şarkı
Ellerini kalbinin üstüne koy; ve teslim ol!
Bu bir ömürdür!
İlk kaşı en masum olanımız çatsın.
Her sayfada azaldıkça artan bu duygu
Kıyamet kıyamet büyüsün içimizde çünkü
Ben de bilmiyorum satranç oyununu.
Feda zordur, insan modern ve bencil
Ki ben bir piyon için binlerce şahı feda etmeye
Hazırım
.Nasılsa, Her canlı ölüme kanacaktır.
Çıkmadık candan daha ölümcül
Topraktan alınacak çok ibret var, peşinen.
Ey dünya! Sende bana ait olmayan çok şey var.
Mesela satranç.Mesela hayır.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

uzaktan