BALKON CEFASI



Balkon nedir? Baharın gelişiyle birlikte insanların oturup çaylarını yudumladıkları, sohbet demledikleri yerler. Balkon sefası diye bir deyim var. Peki, her zaman ve herkes için öyle mi?
Balkona çıktığında bunu düşündü. Genelde sefa ile anılan bu yerler onun için sigara içip ufuklara bakacağı yerler olmaktan öteye geçemedi. Evin balkonunda gecenin geç saatleri olmasının da etkisiyle bıçak gibi bir sessizlik vardı. Çevreyi tam kafasında uzun uzun tasvir edecekken, uzun tasvirlerinden sıkıldığı ve sırf bu yüzden atlayarak okuduğu, yarım bıraktığı romanlar geldi aklına. Vazgeçti. O balkondan şehrin tüm balkonlarına bağırmak istedi. Tanıdık tanımadık herkesin olduğu balkonlara. Balkon sefası sürenlere, balkon cefası çekenlere. Ciğerlerine var gücüyle çektiği havanın meydana getirdiği yanma hissi onu bundan vazgeçirdi.
Her zamanki gibi vazgeçti.

Konuşmanın hükümsüz olduğu yerlerde bağırmanın hiçliğini hatırladı.
Plastik pencerelerden bakıyordu insanlar hayata. Plastik pencereler ne kadar doğal idiyse, o kadar doğal bir hayat sürmekteydik, sürmekteydiler. Balkonlarını da plastikle ya da camla kaplatıyorlardı zaten. Plastik, cam ve betondan fanuslar…

Önceden rahatlıkla görebildiği tren istasyonuyla arasına da yüksek binalar girmişti. Evin var olan tek manzarası tren garını ve  çeşit çeşit trenleri artık göremiyordu. Küçükten dedesi öğretmişti ona trenleri. Vaktine göre ve düdüklerinden trenlerin ne treni olduğunu kestirebiliyordu eskiden. Bu yük postası, bu yolcu postası, bu İzmir’e giden mavi tren… Duran yük ve yolcu vagonlarından geçişleri geldi aklına. Yerine göre rayların üstünde yük ve yolcu trenleri olurdu. Rayların öte yakasına geçebilmek ancak böyle mümkündü. Sonra Gar tamirhanesinin kapısındaki minyatür tren. Tren raylarından geçerken besmele çekmesini tembih etmeleri. Makaslar. Acı bir gülümseme.

Sonra başını kaldırdı gayriihtiyari. Baktı, meğer yıldızlı gök de ordaydı. Başını kaldırmasıyla beraber ardı ardına yıldızlar kaymaya başladı. Ömründe görmediği sayıda yıldızın kaydığını gördü. Aklına batıl inanışlar geldi. Bir yıldız kayınca “biri ölmüştür” derlerdi. Ardı ardına insanlar ölüyordu.

Bazı balkonlar çokca kayan yıldızlara gebeydi. Bazıları aya. Bazıları buluta.

Gitti, kendine bir bardak daha vay koydu.

Hiç yorum yok: